Şamil Tayyar


şamiltayyarŞa­mil Tay­ya­r?­a hak­kı­mı he­lal edi­yo­rum?
An­ka­ra­?dan ta­nı­şı­rız; ga­ze­te­ci­lik yap­tık. Son­ra ben İs­tan­bu­l?­a gel­dim. Bir-iki te­le­fon ko­nuş­ma­sı dı­şın­da pek gö­rü­şe­me­dik.
Odatv so­ruş­tur­ma­sı baş­la­yın­ca hak­kım­da çok ağır ya­zı­lar ka­le­me al­dı; ek­ran­la­ra çı­kıp ne­ler ne­ler söy­le­di.
Hep­si­ni unut­ma­ya ha­zı­rım?
Bu ko­nu­lar­da hak­kın­da bir tek cüm­le yaz­ma­ya­ca­ğım.
Fa­kat:
Es­ki mes­lek­ta­şım­dan bir tek is­te­di­ğim var. Ye­ri­ne ge­ti­rir­se onu af­fe­de­ce­ğim ve bu ko­nu­yu bir da­ha hiç aç­ma­ya­ca­ğım?
Ne mi o?..

Medya kandırıldı

Tarih: 15 Mayıs 2006
İstanbul?da Cumhuriyet gazetesine üç kez el bombası atıp yakalanamayan ekip; Alparslan Arslan, Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır, 34 BE 0126 plakalı otomobille o gece Ankara?ya hareket etti. Yolda A. Arslan ?Dön-Gel Namazı? kıldı.
Hedefleri ?okula türbanla girilemez? kararı veren Danıştay 2. Dairesi üyeleriydi.
İki gün sonra?
Cinayet işlendi. Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin öldü; başkan ve dört üye yaralandı. A. Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken yakalandı.
Üç saat sonra emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin?in adı cinayetin ?çetebaşısı? ve ?azmettiricisi? diye medyaya sızdırıldı. A.Arslan?ın poliste ve savcılıkta böyle bir ifadesi hiç olmadı. Ancak neye dayanarak M. Tekin?in adı üç saat içinde medyaya sızdırıldı, hiç ortaya çıkmadı.
M.Tekin savcılık ifadesinden sonra serbest bırakıldı.

Karara bir hafta kala

Tarih: 11 Ağustos 2006
Dava Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi?nde görülmeye başlandı.
Bir yıl sonra?
Tarih: 6 Şubat 2007
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi karar için toplantı yaptığı günlerde Ankara Sincan Cezaevi?nde hareketlilik vardı. Müebbet alacağını bilen Osman Yıldırım, Cumhuriyet?e atılan bombaları temin ettiği için yargılanan Süleyman Esen?e avukatıyla acilen görüşmek istediğini söyledi. Kendi dört avukatı değil de, niye S.Esen?in avukatıyla görüştüğü sonra ortaya çıkacaktı.
Bir gün sonra?
Osman Yıldırım, gelen Av. Mehmet Ener?e ?itirafta? bulundu. Cumhuriyet?e bomba attıran, Danıştay cinayetini yaptıran Ergenekon?du!
Av. Mehmet Ener ?itirafı? duyunca ne yaptı? Hayır savcıya suç duyurusunda bulunmaya gitmedi; soluğu Star gazetesi Ankara temsilcisi Şamil Tayyar?ın yanında aldı.
Bir gün sonra?
Şamil Tayyar ?Danıştay Suikasti?nin arkasında Ergenekon var? diye yazdı.
Hemen ertesi gün Taraf gazetesine bir tam sayfa röportaj verdi. Medyanın gündemi Osman Yıldırım?dı artık.
Tarih: 17 Mayıs 2007.
Ergenekon savcısı Zekeriya Öz, Ankara?daki mahkemeye mütalaa yolladı. Bir ay sonra da, Ankara Emniyet Müdürlüğü?nden Danıştay cinayeti dosyasını istedi.

?Allah?tan korktuk?

Tarih: 13 Şubat 2008
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul?dan gönderilen ?delilleri? inceledi ve Danıştay cinayetinin Ergenekon?la ilgisi olmadığına karar verdi. Sanıklara müebbet; bomba temin eden Süleyman Esen?e 10 yıl ceza verdi.
Bir ay sonra?
Ergenekon savcıları Zekeriya Öz ve Mehmet Ali Pekgüzel Sincan Cezaevi?ne giderek, iki gün Osman Yıldırım ve diğer sanıklarla görüştü.
Alparslan Arslan, Osman Yıldırım?ın itiraflarını reddetti.
Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır ise, hapisten çıkarılma karşılığında itirafçı olmaları için teklifte bulunulduğunu; ama Allah?tan korktukları için kabul etmediklerini söylediler. (Ergenekon 136. celse)
Tarih: 17 Aralık 2008
Yargıtay 9. Dairesi Osman Yıldırım?ın itiraflarının Ergenekon davasıyla ilişkili olabileceğini ileri sürerek kararı bozdu.
Tarih: 23 Mart 2009
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararında ısrar etti.
Ve sonuçta dosya Yargıtay Ceza Kurulu?na gitti; ?ufacık bile olsa bir iddia araştırmalıdır? kararı vererek dosyası Ergenekon davasının görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi?ne gönderdi. Dava birleştirildi.
Ama bundan çok önce; 10 Temmuz 2008?de Zekeriya Öz Ergenekon İddianamesi?ne Danıştay cinayetini koymuştu bile!
Gelelim meselenin aslına:
Davanın birleştirilmesindeki ısrar niye? Sanıklar diğer davadan beraat mı etmişti? Hayır, olayın aslı şuydu:
Tarih: 29 Haziran 2006
Terörle Mücadele Yasası?nın birinci maddesi Danıştay cinayetinden 1.5 ay sonra değiştirildi. Bir fiilin terör suçu olması için; birden fazla kişinin örgütlenip, silah, mühimmat bulundurması yeterli değildi; cebir ve şiddet içeren eylem olması gerekiyordu.
Ergenekon?da silah-mühimmat vardı! Ama şiddet içeren eylem yoktu.
Danıştay cinayetinin Ergenekon davasıyla zorla birleştirilmesinin sebebi işte buydu.
Sonuçta: Dava birleştirilince; A. Arslan?ın ?bombaları aldım? dediği ve Ankara?daki mahkemenin 10 yıla mahkum ettiği Süleyman Esen, Osman Yıldırım ile Av. Mehmet Ener?in görüşmesinin hediyesini aldı; İstanbul?daki mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
Ve dava sonunda da Osman Yıldırım da tahliye edildi. Osman Yıldırım mahkemede ne mi dedi:
a. Daha önce cevap verdim: 19 kez
b. Hatırlamıyorum: 49 kez
c. Bilmiyorum: 33 kez
d. Cevap vermiyorum: 36 kez
Ablasını öldüren yeğenini fuhuşa sürükleyen ?suç makinesi? Osman Yıldırım mahkemenin ?güvenilir? tanığı oldu.
Dosya Yargıtay aşamasında?
Gelelim sonuca?

Bunları açıkla

Tüm bunları niye yazdım?
AKP milletvekili Şamil Tayyar, 17 Aralık Operasyonu ardından Savcı Zekeriya Öz ile twitter üzerinden kavga ediyor.
Savcı Zekeriya Öz; ?Bazıları foseptik çukurunda gezenlerin yalanlarını yazdıkları için ağızları kokuyor. İftiranın kokusu öbür dünyada çıkmaz? diye yazdı.
Şamil Tayyar şu yanıtı verdi: ?Adamın kafasıyla kıçı yer değiştirince foseptikten ses vermeye başladı.?
Bu kabalıklara hiç gerek yok.
Şamil Tayyar; eski meslektaşım; gel sen?
Danıştay Cinayeti?nin Ergenekon Davası?yla birleştirilmesi için o dönemde Ankara?da neler döndüğünü açıkla?
Zekeriya Öz ile kapalı kapılar ardında neler konuşulduğunu ortaya dök?
Kamuoyu önünde söz veriyorum; sana hakkımı helal edeceğim.
Yazık. Masum insanlar yalanlarla 6.5 yıldır Silivri zindanında çürütülüyor.
Hadi Şamil Tayyar?

Soner Yalçın

Sözcü/26.12.2013

Share
  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)
Lütfen yukarıdaki resimde gördüğünüz karakterleri yandaki kutucuğa giriniz. Bu, otomatik kayıt girişimlerini (virüs v.s) engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir.