BİR VEFAM VAR!


Burhan Ayeri

Menfur Danıştay saldırısına ismimin karıştırıldığı günlerde görsel ve yazılı medya yaralı bir arslana saldıran leş sürüleri gibi akın, akın üstüme geliyordu. Gözetimde olduğum süre içinde ise bunların bir çoğundan habersizdim.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile serbest kaldıktan sonra elbirliği etmişçesine saldıran, bu hayasız medya operasyonunun içinde onurlu birkaç kalemin bu çirkin tertibe direndiğini gördüm. Bunların başında Sn. BURHAN AYERİ, Sayın KURTUL ALTUĞ ve Sn. DOĞU PERİNÇEK geliyordu. Ergenekon dava soruşturmalarında yazar Sn. HÜSEYİN MEMİŞ?in doğruları yazma konusundaki hassasiyet ve cesaretini de unutamam.

Hiç tanımadığım Sn. BURHAN AYERİ beni bir aile bireyim kadar yakın tanıyormuşçasına o dönem yiğitçe savunmuştu. Aynı çizgisini Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklandığımda ve müteakibinde kovuşturma döneminde ısrarla devam ettirdi.

Serbest kaldıktan sonra Sn. BURHAN AYERİ?den randevu talep ederek kendisini ziyaret etmek istedim. Teveccüh buyurdular ve bu asil insan ile tanışma şerefine nail oldum. O vesile ile de kendilerine şükranlarımı arz ettim.

En merak ettiğim konu ise böylesine yoğun bir operasyonun hedefinde olan bana, biliyorum ki mesleğini kaybetme riski olmasına rağmen niçin destek oldu?

Aldığım cevap çok net ve kararlı idi;

?Muzaffer Bey yaklaşık 40 yıllık meslek hayatımda kalemimi hiç satmadım ve doğru bildiğimden şaşmadım. Menfur Danıştay olayına isminiz karıştırıldığında yazılı ve görsel medya organlarının nerede ise tamamı aynı merkezden servis edilmiş haberler ile toplum mühendisliğine soyunmuşlardı. Bu belli ki bir operasyon idi. O kısa süre içerisinde sizi tanıyan asker, sivil en az 17 kişi ile irtibat kurdum. Aldığım cevapların tamamı, sizin böyle bir menfur olayın içinde olmanızı bırakın, anılmanızın dahi söz konusu olmayacağı idi. Ben sadece doğruları yazarak gazetecilik görevimi yerine getirdim!?

Yukarıda arz ettiğim gibi Sn. Burhan AYERİ Ergenekon adı verilen soruşturma ve kovuşturma döneminde bana olan güven ve inancını kalemi ile hep haykırdı.

İnsanları siyasi, sosyal, ekonomik durumları ile makam ve mevkilerini göz önüne alarak devamlı mağduriyetlerini gündeme taşıyanlar, cezaevi ziyaretlerinde hep belli isimler ekseninde ziyaretler yapanlar, Türkiye Cumhuriyetinin dönüştürülme operasyonunda ilk hedef tahtasına oturtulan Muzaffer TEKİN?e ki karar duruşması ile sadece GÖREVLİ bir mahkemenin uydurma delil?ler, Osman Yıldırım müfterisi gibi tanıklar ile verilebilecek en ağır hüküm 2 müebbet 117 yıl verildiği günlerde bile hep mesafeli durdular. Bu davanın en başına oturtulan insanın 2006 yılından bugüne kadar yaşadıklarını ve sebeplerini bir defa olsun kendi ağzından dinleyelim insaniyetini bile gösteremediler.

Onun içindir ki bu ülkenin Sn. Burhan AYERİ gibi erdemli, namuslu, cesur kalemlerine çok ihtiyaç var. Çünkü onlar insanları kategorize etmeyip, ülkelerinin bekası için inandıkları doğruları yapıyorlar. Çünkü onlar bugünün Osman Nevres?leri.

Duydum ki bu asil insan rahatsızmış. İçim acıdı, üzüldüm. Zira toplumda bir elin parmakları kadar az kalan, arslan yürekli Burhan ağabeyimin sağlığı benim tutsaklığımdan elbette çok daha önemli.

En kısa zamanda sağlığınıza kavuşmanız dileklerim ile hürmetle ellerinizden öpüyorum, saygıdeğer büyüğüm.

13.08.2013

MUZAFFER TEKİN / SİLİVRİ

Share
  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)
Lütfen yukarıdaki resimde gördüğünüz karakterleri yandaki kutucuğa giriniz. Bu, otomatik kayıt girişimlerini (virüs v.s) engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir.