VİCDANLI HAKİMLER!


hakim1Ergenekon davasına bakan mahkemenin yedek üyeleri M. Fatih USLU ve Ercan FIRAT bir yazılı medya organına açıklama yaparak vicdanlarının çok rahat olduğunu, adaletin hassas terazisi ile tartarak adil bir karar verdiklerini, gerekçeli karar çıkınca her şeyin daha iyi anlaşılacağını ifade etmişler!

Verdikleri kararların adil olmadığının en güzel yansıması, işte bu kendilerini savunma refleksinde yatmaktadır. Yargıçlar kararları ile konuşur ise bu kamu oyu oluşturma çabaları nedendir?

Yıllardır Osman Yıldırım müfterisi ile devam ettirdiğiniz bu süreçte onu aklayıp, onun iftiraları ile ağırlaştırılmış müebbet cezası verdiğiniz masum insanların veballeri altından ne vicdanen, ne de hukuken hiç kalkamayacaksınız!

Bu cezaların onanması için, iddia makamı Osman Yıldırım?ın ?İTİBARLI? ifadelerini, ses ve görüntü kayıtlı alınan ifadesinde gizli tanık 9?da doğrulamıştır? diyerek gerekçelerini güçlendirmek adına mahkemenize Osman Yıldırım?ı iki ayrı tanık gibi sunmuştur. Aynı ifadeler mütalaalarında da yer almıştır.

Gel gör ki savcılar mahkemenizi yanıltarak bir adamı, iki ayrı adam gibi sunmuş, hukuk ile aldatmıştır. Bunun hukuk dilinde tanımı çok daha ağırdır!

Gizli tanık 9?un, gerçekte Osman Yıldırım olduğunu öğrenince ne yaptınız? O savcılar?a mahkemeyi yanılttıkları için hukuki bir işlem yapmadınız, onu biliyoruz! Halbuki gerçek bir hukuk devletinde o savcılara hemen görevden el çektirilir, haklarında yasal işlem yapılırdı.

Bu durumu bildiğiniz halde o kürsüde otururken vicdanınız rahat, hala adalet terazinin hassas ellerde olduğunu mu düşünüyordunuz? DÜŞÜNEMEZSİNİZ! NİÇİN Mİ?

Çünkü sizlerde kararlarınızı açıklar iken, Osman Yıldırım?ı aklamak, onun atf-ı cürümleri ile bizleri mahkûm etmek için aynen savcıların yaptığı gibi ?Hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde gizli tanık 9?da Osman Yıldırım?ı doğrulamıştır? diyerek Osman Yıldırım?ın  sadece savcıların değil, sizlerinde ?İTİBARLI? tanığı olduğunu ikrar ettiniz. Duruşmalarda Osman Yıldırım?ı üzmemek için olağan üstü çaba gösterdiğiniz tutanaklar ile sabittir.

Hala elinizde adaletin hassas terazisini tuttuğunuzu ve vicdanınızın huzurlu olduğunu söyleyebiliyorsanız sarf edecek tek kelime bulamıyorum!

İşte sadece karar duruşmasındaki savcıların iddialarını pekiştirmek için bir sanığı, mahkemeye iki sanık sunma ifadelerini aynen tekrar ederek kullanmanız sizlerin o kürsüden indirilip, cüppelerinizin çıkartılma nedenidir! Yüce Türk milleti adına karar verip, o kararınızda millete sahte tanık sundunuz! Osman Yıldırım Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine kendi el yazısı ile verdiği dilekçede ?Ben Muzaffer TEKİN?i tanımam!? diyor. Bunu görmezden gelip onun suçunu bana yamamanız sizin ne kadar vicdanlı olduğunuzu anlamaya yeter!

Bu günden, savunma ihtiyacını duyduğunuz kararlarınız için, Ankara 11 nci Ağır Ceza Mahkemesinin bir üye hakimi Osman Yıldırım için, ?HAYATI YALANLAR ÜZERİNE KURULU BİR ŞAHSİYET? diyor ve suçunun ?SÜBUTA? erdiğini kesin bir dil ile ifade ediyor.

Üç yıla yakın 13. Ağır Ceza Mahkeme Başkanlığı yapan Sn. Köksal ŞENGÜN sizlerin kararınızı eleştirerek ?Dosyadaki hiç bir sanık hakkında eylemlerle bağlantı kurulamadı, deliller eşliğinde suçlama getirilemedi? diyerek devamla Osman Yıldırım?ın tahliyesi içinde, ?öyle bir şeyi düşünemem bile? ifadelerini kullanmıştır.

Sizlerin vicdanı huzurlu iken, verdiğiniz karar kamuoyunun vicdanını kanatmış olmalı ki, bir çok saygın hukukçu ve adına karar verdiğiniz Türk milleti buna isyan etti.

Kararlarınızın adil olup olmadığını, test etmek için hukukçu olmaya da gerek olmadığını vurgulamak istiyorum. Son savunma ve sözlerini almadığınız sanıklar ortada iken, adına karar verdiğiniz Türk milletinden kararınızı kaçırmanız başlı başına bir hukuk skandalıdır!

Duruşmalarda, ?Sizler sanıksınız, bize soru soramazsınız!? çıkışlarınıza sıklıkla muhatap olduk. Peki, sizler mahkemelerinizin başındaki ?ÖZEL? ifadesi gibi şahsa mahsus özel bir hukuk fakültesinden mi mezun oldunuz? Sizleri eleştiren, hatta yüksek yargının en tepesinde görev yapmış yargıçlar yoksa sizlerin hukuk nosyonuna sahip değiller mi?

Zira hiç bir eleştiriye tahammülünüz olmadığı gibi, bugüne kadar almış olduğunuz bir tek kararınızdan bile rûcu etmediniz!

Mahkemeler ve dolayısı ile yargıçlar ile Ergenekon denilen davalarda sanık olmam sebebiyle tanıştım. 13. Ağır Ceza Mahkemesinin eski başkanı Köksal ŞENGÜN?ü insanı, vicdani ve mesleki açıdan sizlerle mukayese ettiğimde, çok deneyimli, meslek ahlakı ve vicdani hassasiyetleri üst düzeyde olan, hukuk bilgisi ise meslektaşlarınca hep övgüye mazhar olmuş bir kişilik olarak anılıyor. Bende bu hasletlerini bizzat duruşmalardaki tavrı ile gördüm.

Sizler ise, gerek bu Saygın yargıç?ın ve gerekse Ankara 11 nci Ağır Ceza Mahkemesi hakim ve üyelerinin kararlarını yok sayıyorsunuz! Niçin? Bu soruların cevaplarını kendi vicdanlarınızda objektif verebilirseniz bu kararlarınızı da savunmaktan vazgeçersiniz diye düşünüyorum.

Verdiğiniz kararlarınızın hukukiliği, inandırıcılığı ve kalitesini, hiç bir zaman Osman Yıldırım?ın inandırıcılığı ve kalitesi üzerine taşıyamayacaksınız. Sizler bizi değil! Osman Yıldırım sizleri kendisine mahkûm etmiştir! Bu düşüncem, hiç değişmeyecektir. Çünkü onunla özdeştiniz. Vicdanlarınız ise Osman Yıldırım?ın rahat olan vicdanına endekslenmiştir!

?Herkes kâlp taşır, fakat vicdan yoksa yük taşır? Böyle olunca da terazi ile kantarı bile ayırt edemezsiniz!

Sizler adalet terazisinin kefelerini kırdığınızın farkında mısınız? Çünkü kantarın topuzunu fazla kaçırdınız, sayın hakimler!

BANA BU MENFUR SALDIRILARI YAMAYANLARIN VİCDANLI OLUP OLMADIĞINI BENDEN İYİ KİMSE BİLEMEZ.

13.08.2013

MUZAFFER TEKİN

Share
  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)
Lütfen yukarıdaki resimde gördüğünüz karakterleri yandaki kutucuğa giriniz. Bu, otomatik kayıt girişimlerini (virüs v.s) engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir.