13. AĞIR CEZA MAHKEME BAŞKANLIĞI?NA / SİLİVRİ


Konu: Emrah Özdemir adlı şahsın 13. Ağır Ceza Mahkemesinde tanık olarak dinlendiği celselerde şahsıma suç yüklemek amacıyla bulunmuş olduğu gerçek dışı beyanlar ile atf-ı cürümlerinin maddi olgular ile mahkemenize arz?ından ibarettir.

1-    Tanık Emrah Özdemir 18 Eylül 2012 tarihli 232.celse, sayfa:8 de ?Sayın Başkanım, bu ifade de değiştireceğim hiçbir şey yok, aksine benim eklemek istediğim. Bunlar duyuma dayalı şeylerdi daha çok, ben şimdi siz büyüklerime görmüş olduklarımdan biraz bahsetmek istiyorum! 2004 yılı içerisindeki 2003 ve 2004 ben sonra 2005 yılında cezaevinden çıktığımda bu 6 aylık süre içerisinde gördüklerimi bahsetmek istiyorum size.? Dedikten sonra beni ve aynı davadan yargılandığımız bazı insanları çeşitli yerlerde gördüğünü beyan ederek atf-ı cürümlerde bulunmuştur!

2-    Tanık ifadesinin devamında Emrah Özdemir, ?2005 yılında cezaevinden çıktığımda bu altı aylık süre içerisinde gördüklerimi bahsetmek istiyorum size? diyerek net bir cümle kullanmıştır! Cezaevinden çıkmış olduğu tarihi baz alarak atf-ı cürümlerine inandırıcılık sağlamayı amaçlayan bu şahıs, aniden çark ederek 2004 yılı, bildiğim konuların hepsi diyerek ifade değiştirmiştir. Bu ansızın ortaya çıkan ?çelişki? maalesef nedense hiç sorgulanmamıştır! ?2005 yılında cezaevinden çıktığımda bu altı aylık süre içerisinde gördüklerimi bahsetmek istiyorum size.? İfadesini Emrah Özdemir niçin değiştirmiştir? Cevabı aşağıdadır!

I.            Ergenekon kovuşturmalarından çıkar sağlamak isteyen, suç makinesi haline gelmiş, ahlaki ve manevi değerlerini yitirmiş birtakım tutuklu ve hükümlüler gibi Emrah Özdemir adlı bu şahıs?ta bu süreci kendi lehine çevirebilmek amacıyla davalar ile ilgili görsel ve yazılı basını yakın takibe alarak aklınca kendisine malzeme toplamıştır. Hatta daha da ileri giderek Ergenekon iddianamesi ve bazı sanık ifadelerine de vakıf olmuştur.

İfadelerimde bilmeyerek, tarih hakkında yapmış olduğum bir yanılgım, yalancı tanıkların yapmış olduğu atf-ı cürümlerin tescilinde belirleyici bir rol oynamaktadır! Zira ben, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ekseninde, yaşamış olduğum olayları 2004 yılı olarak beyan ederken herhangi bir art niyet içerisinde elbette değildim. O kapsamda bir araya geldiğim insanlar ile de tanışmam 2005 yılının ilk ayları olduğu, 2005 yılı Mayıs ayından sonra da beşeri ilişkilerim dışında birlikteliğimin olmadığı mahkemenizdeki maddi olgular ile de sabittir! 2004 yılında, merhum Kuddusi Okkır ile tanışmamış olduğum gerçeği ortada iken, Emrah Özdemir adlı şahsa kendisinden bahsetmem mümkün mü dür? Vermiş olduğu ilk ifadede Yıldız da beraber gördüğünü ima etmiş olup daha sonra da bu ifadesini de değiştirmiştir!

II.            Emrah Özdemir adlı şahsın, 2005 yılında cezaevinden çıktıktan sonra altı aylık süre içerisinde gördüklerimi anlatacağım şeklindeki ifadesini, 2004 yılı olarak değiştirmesinin kanaatimce en önemli sebeplerinden birisi de Sedat Peker?in 2005 yılında cezaevinde olduğu gerçeğinin kendisine hatırlatılmasıdır!

3-    Emrah Özdemir isimli bu müfteri, ?Kaos yaratmak amacı ile Orhan Pamuk, Ahmet Türk, Osman Baydemir? gibi kişilerin öldürülmesi konularının, bizler tarafından konuşulduğunu, bunu benim söylediğimi beyan edebilecek kadar alçakça atf-ı cürümlerde bulunmuştur! Bu iddiaları ispat edemeyen dünyanın en namussuz adamıdır!

Babası ile ilgili bir iddiaya karşı, namus timsali kesilen bu canlının onurlu insanlara iftira attığını zabıtları okuyan her hukukçu görebilir. Hâlbuki 1.Ergenekon iddianamesi 2530. Sayfada yer alan ?Hukuki Durumun Değerlendirilmesi? başlıklı bölümün içeriğinde ?Muhammed Yüce, Selim Akkurt, Çoşkun Çalık isimli şahısların birbirleri ile yapmış oldukları telefon görüşme çözümleri ile ifadelerini baz alarak, Ergenekon terör örgütünün provakatif bir terör eylemi olarak, Kuvayımilliye derneğinde ki yapılanmasına havale ettiği Orhan Pamuk, Fehmi Koru, Ahmet Türk, Osman Baydemir veya Sebahat Tuncel?in öldürülmeleri eylemlerine ilişkin hazırlık hareketleri aşamasında yer aldığını? iddia etmekte olan sacılar, Muzaffer Tekin?i bireysel olarak bu menfur zihniyet ile irtibatlandıramaz iken, müfteri Emrah Özdemir 2004 yılında ben duydum deme gafletine düşmüştür! Düşerken de oldukça önemli bir maddi hata yapıyordu! Nasıl mı?

Çünkü Orhan Pamuk tanınan bir romancı olmasına rağmen, ilk kez 2005 yılında yabancı bir dergiye yapmış olduğu açıklamalardan sonra ülke kamuoyunda gündem yaratmıştır!

4-    18 Eylül 2012 tarihli 232.celse sayfa:9 da ?Muzaffer Tekin komutanımızı da gene aynı şekilde Adil abinin vasıtası ile tanıdım. Kendisini bir defa Ataşehir?in tam karşısında, şu anda ismini hatırlayamadığım bir restoranda?? demesine rağmen, ifadesinin devamında sayfa:14 de ?Ataşehir?in tam ortasında bulunan, göbekte bulunan. Şimdi restoran ismi de geldi efendim aklıma, Sahar Restoran? demiştir.

18 Eylül de başlayan Emrah Özdemir?in ifadesinin alınması 23 Ekim 2012 tarihli 251.celse de tamamlanabilmiştir. Son celse de ise ?Önce ismini hatırlayamadığı, sonra Sahar dediği restoranın ?Sahan Restoran? olduğuna karar verebilmiştir!

?Ataşehir?in göbeğinde?, ?karşısında?, ismini hatırlamadım?, ?Sahar?, sonra ?Sahan? bunlarda önemli olmasına rağmen, üzerinde durmayacağım. Benim mahkemenizin asıl dikkatlerine sunmak istediğim konu, yemekte olduğumu iddia ettiği kişilerin konuşmalarını arabanın yanında iken duydum ifadesi üzerine sorulan sorulara vermiş olduğu ?yalan beyanlarını? ortaya çıkaracak maddi olgulardır.

Ek-1 de Sahan restoran?ın giriş bölümü

Ek-2 de Sahan restoran?ın giriş bölümü ile caddeye bakan yemek salonunun görünüşü

Ek-3 de Sahan restoran?ın caddeye bakan yemek salonunun görünümü ve restoran otoparkının sınırı

Ek-4 de Sahan restoran?ın giriş bölümü, caddeye bakan yemek salonunun görünümü ve restoran otopark?ının sınırlarının geniş olarak görünümü

Ek-5 de Sahan restoran?ın giriş kapısı merdivenlerinden(aynı zamanda çıkış) otopark?ın görünümü

Ek-6 da Sahan restoran?ın diğer cephesi ve yazlık olarak kullanılan alan

Ek-7 de Sahan restoran?ın iç cephesi

 

Yukarıda ki maddi olgularımı mantıklı ifadeler ile takviye etmem gerekirse;

I.            Bir dükkân sahibi bile önünde bir engel bulundurmamaya dikkat ederken, restoranlar zinciri kurmuş bir markanın sahip olduğu mekânın önünde sıra sıra arabaların durması mümkün müdür?

II.            Emrah Özdemir, 17 yaşında Adil Timurtaş?ın arabasını kullandığını iddia ediyor. İddia ettiği kişilerin yemek de bir araya geldiklerini kabul ettiğimizde, herhalde o mekanın önünde durması gereken en son arabanın da Emrah Özdemir?in kullandığı araba olabileceği de bir gerçektir.

III.            Hiçbir restoranda önemli kabul edilen müşteriler, ayakaltı, giriş bölümüne yakın, cadde ve gürültüden etkilenen bölümlerde ağırlanmazlar. Hele hele iddia edildikleri gibi örgüt yöneticileri iseler can güvenlikleri ve gizlilikleri çok önemlidir. Öncelikle kendileri bu kurallara dikkat etmek istemezler mi? Zaten aksi ise örgüt üyesi ve yöneticisi oldukları sadece safsatadır!

Sunmuş olduğum maddi kanıtlar ile Emrah Özdemir?in Sahan restoran da toplantı yapıldığını iddia ettiği ve şahsıma yüklemek istediği atf-ı cürümleri ispatlanmıştır. Bu konuda zerre tereddüt kalmamıştır!

5-      Emrah Özdemir: ?Fener Rum Patrikhanesinde yapılan, Sevgi Erenerol da dahil olmak üzere ?irticai planlar?, ?eylemler?, ?hükümetin düşürülmesi? konuları ile ilgili bir çok konuşmalar yapılıyordu o dönem…? ifadesi ile kargaları bile güldürecek ciddiyetsizlikte şahsıma atf-ı cürümde bulunmuştur! Bu iddia Bartholomeos ile eylem birliği içinde olduğumuz anlamına gelir ki, zira Fener Rum Patrikhanesinin içerisinde bu tür konuları konuştuğumuzu iddia etti, böyle bir şeyi iddia eden insanın da öncelikle akıl ve ruh sağlığının yerinde olup olmadığının tespit edilmesi gerekir diye düşünüyorum. Sadece bu iddiası dahi Emrah Özdemir?in yalancı tanık olarak şahsıma atf-ı cürümlerde bulunduğunu başlı başına ispat etmektedir!

 

 TALEPLERİM

–         Tanık Emrah Özdemir?in vermiş olduğu ifadelerin gerçek olup olmadığının araştırılması konulu 2 Ekim 2012 tarihinde mahkemenize arz ettiğim dilekçem

–         16 Ekim 2012 tarihli dilekçem de, Emrah Özdemir?in ifadesini çekmesi için kendisine bir jandarma üsteğmeni gönderdiğim atf-ı cürümünün araştırılması

–         16 Ekim 2012 tarihli dilekçem de  Bartholomeos?un tanık olarak dinlenilmesi konuları olmak üzere bütün taleplerimi önemle yineliyor, ayrıca Adil Timurtaş, Hayrettin Ertekin, Emrah Özdemir, ben ve ismi geçen sanıkların tamamını huzurda talep ediyorum. Bu taleplerim karşılanmadığı taktirde iki sonuç çıkaracağım:

1- Bizlerin suçlu olduğuna baştan karar vermiş olduğunuz!

2– Emrah Özdemir ve onun gibi açık ve gizli tanıkların ifadelerinin iftira olduğunu kabul etmiş olmanız! Adalete yakışan da budur! Saygılarımla…

 

Muzaffer Tekin / Silivri

 

 

Ek?ler dahil toplam 13 sayfadan ibarettir.

 

 

Share
  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)
Lütfen yukarıdaki resimde gördüğünüz karakterleri yandaki kutucuğa giriniz. Bu, otomatik kayıt girişimlerini (virüs v.s) engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir.