Muzaffer Tekin’in 28.05.2012 tarihli Duruşmada Yapmış Olduğu Konuşma ve Talebinin Metni


13.Ağır Ceza Mahkeme Başkanlığı?na / Silivri

Sayın Başkanım, Değerli üyeler;

19.yüzyıl Avrupasında düzmece haber yapmak ve suç yaymak, sahte belge düzenlemek, komplo kurmak, suç ve suçlu imal etmek, hayali düşmanlar yaratmak, Umberto ECO?nun ?Prag Mezarlığı? isimli romanında Simone SİMONİNİ adlı bir karakter ile özdeşleştirilmiştir.

SİMONİNİ? nin uzmanlık alanı sahteciliktir. Menfaat karşılığı her türlü belgeyi düzenleyebilir. Gerçekte olmayan bir noter sözleşmesi, yazılmamış bir mektup, bir vasiyetname ya da bir itirafnameyi profesyonelce yazabilir!

?Birilerinin mahvına yol açabilecek bir belge yaratmak çok güzeldir. Sanat?ın gücü? der SİMONİNİ.

Şeytani yeteneğiyle gizli servislere hizmet eden SİMONİNİ ?Hükümet ajanlarının kafasını fazla bilgiyle doldurmak gereksizdi. Onlar sadece siyah ve beyaz, iyi ve kötü gibi açık ve yalın fikirler isterlerdi ve kötü yalnızca bir tane olmalıydı? demektedir.

Simone SİMONİNİ? nin en muhteşem eseri Yahudiler için kutsal kabul edilen Prag Mezarlığında yapılan ?Gizli Toplantı?dır.

Yüzbaşı Dreyfus?un bir casus olarak tutuklanarak Şeytan adasına gönderilmesine neden olan meşhur mektubu da yine SİMONİNİ hazırlamıştır.

Ona hiç dokunulmaz! Onun dokundukları ise ya hapislere atılır ya da öldürülürler. Çünkü o sistemin önemli bir aktörüdür!

İçinde bulunduğumuz yüzyılın Simone SİMONİNİ? si de Talip Doğan KARLIBEL dir. Yalan söyler, sahte belge tanzim eder, iftira atar, tescilli a..an ve d..dırıcıdır! Hakkında açılan davalardan zaman aşımı v.b. nedenlerle bir şekilde sıyrılmasını bilir.

SİMONİNİ, Yüzbaşı Dreyfus?un Şeytan adasına gönderilmesine sebep olmuştur. KARLIBEL ise E.Yzb. Muzaffer Tekin?in tutukluluğunun devam ettirilmesi için, iddia edilen örgüt liderine kirli bir profil yaratmak maksadıyla çete, mafya ve cemaat düzeninin en önemli aktörüdür.

27 Nisan 2012 tarih, 225.celsede kendisi hakkında, Alman yetkili adli mercilerden mahkemenize gelen resmi yazışmalar neticesi yasal işlem yapılmasını talep ettim. Ara kararınızda talebimin hükümle birlikte değerlendirileceğini ifade ettiniz. Ben ise 30 Nisan 2012 tarihinde Silivri C.Baş Savcılığına Talip Doğan KARLIBEL?e  ?Hakaret? suç şüphesi ile ifade verdim.

Hakkımdaki soruşturmanın mahkemeniz suç duyurusu ile olmadığını belirtmek istiyorum. Simonini Karlıbel?e sorgusunda sarf ettiğim sözleri nesnel olarak desteklediğimi kabul ederek bu konuda adil davrandınız. Silivri C.Baş Savcılığının soruşturmayı res?en başlattığını ifade vermeye gittiğimde öğrendim.

Kamu görevi yapan tanıkların ağızlarından çıkan her kelime son derece önem arz ettiğinden ve beyanları insan hayatı ile ilgili olduğundan, güvenilir olmaları şarttır. Ayrıca maddi gerçeğe ulaşabilmek için doğru ifade vermeleri gerektiği kendilerine hatırlatılır. Bunun için de ?Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim? diyerek tanıklıklarına başvurulur.

Gerçek bir hukuk devletinde ve adil yargılamada Talip Doğan KARLIBEL bu duruşma salonunda tanık olmak yerine, sahte belge düzenlemek, iftira atmak, yürütülen bir soruşturmada iddia makamını yanlış yönlendirmek gibi fiillerden tutuklanırdı diye düşünüyorum.

19 Ocak 2012 tarih, 209.celse ve 20 Ocak 2012 tarih, 210. Celsede iki gün huzurda tanık olarak dinlenen Talip Doğan KARLIBEL, Muzaffer TEKİN?e yönelik iftiralarına devam etmiş, iddia makamına sunduğu sahte belgelerin inatla gerçek olduğunu savunmuş yalan beyanda bulunmuştur.

Tanık ayrıcalığı ile saygınlığı korunurken, yalan söylerken de sanık haklarından yararlandırılmıştır.

Sayın heyet; KARLIBEL hakkındaki kararınızın vicdani ve hukuki olmadığını düşünüyorum. Bu dokunulmazlık zırh?ı onun ahlaki ve vicdani olmayan söylem ve eylemlerini tetiklemektedir.

Maddi deliller ile işlediği suç sabit olan KARLIBEL için bugüne kadar cezai müeyyide uygulanmaması adaletin geciktirilmesidir. Talebimi hüküm aşamasına taşımanız ise bunu katmerleştirecektir. Oysa geciken adaletin, adalet olmadığını en iyi bilen sizlersiniz. Bizlere de yaşatarak öğrettiniz!

Talip Doğan KARLIBEL hakkında 225.celse, 27 Nisan 2012 tarihinde yapmış olduğum suç duyurumu bir kez daha yineliyorum. Savcı Mehmet Ali Pekgüzel?in bu hususta isteksiz olduğu netleşmiştir. Tanık kamu adına görev yapmaktadır ve savcı da kamu adına mütalaa da bulunmaktadır. Fakat mahkemelerin ?Türk Milleti? adına karar verdiğini bilebiliyorum.

Şu ifade sanık avukatlarına ait değildir. İlk günlerde operasyonlara destek veren gazeteci Ali Bayramoğlu; ?Emniyet ve yargı içerisindeki özerk bir yapı kuşkulu deliller üreterek bu davanın yönünü tayin etmektedir?

Ben sizlere asıl örgütün medyadaki çok önemli bir adamını ifşa ettim. Kuyruğundan yakalamadım, gövdesini teşhir ettim. İz sürdüğünüz takdirde Bayramoğlu?nun işaret ettiği özerk yapıyı dolayısı ile de asıl örgütü deşifre edebilirsiniz.

Sayın heyet; şimdi sizlere, beni hayret ve teessüre iten bu davaların ilk gününden itibaren müşteki olduğumuz, hukuk adamlarının mesleklerine olan ilgisizliği, vurdumduymazlığı, en önemlisi de Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerini hafife aldıklarının çok önemli bir belgesini arz edeceğim.

Medyada yer alan ?Polis fezlekesi iddianameye dönüşüyor?, ?Savcı değil, Savıcı? ifadelerinin de  hiçte haksız söylenmediği, maalesef bir takım hukuk adamlarının görev ve yetkilerini polise ihale ettiklerini arz edeceğim yazışmalar net olarak ortaya koymaktadır.

Talip Doğan KARLIBEL?in atf-ı cürümleri henüz iddianame hazırlanmadan KOM DAİRE BAŞKANLIĞI?na, İstanbul Kriminal İrtibat Bürosu, Almanya 12.09.2007 Faks mesajı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün İstanbul Özel Yetkili C.Baş Savcılığı?na 24.06.2008 tarihli ?Bilgilendirme Yazısı? ile tescil olunmasına rağmen, iddianamede, onun şahsım hakkındaki çirkin ithamlarını iddia makamı imzalı, polis derlemeli metinler halinde gördük.

209 ve 210. Celseler de ?Kamu tanığı? olarak dinlenen Talip Doğan KARLIBEL?in resmi yazışmaları yok sayarak, pişkin pişkin yalan ve iftiralarına devam etmesi üzerine, 27 Ocak 2012 tarih 214.celsede Alman Adli Mercilerinden araştırılmak üzere ayrıntılı bir talep metnini mahkemenize arz ederek, KARLIBEL?in gerçek yüzünün bir kez daha ortaya çıkmasını amaçladım.

EK-3, EK-4, EK-5, EK-6 doğrudan, Alman Yetkili Adli Mercilerinden istenen hususları içermekle beraber, EK-7 deki talebim ise direkt iddia makamına sorulmak üzere mahkemenize arz edilmiştir.

Mahkemeniz 17.02.2012 tarih ve 2012/116 Değişik İş Kararınızın (1-B-ff) No?lu ARA KARARINA, İst. Özel Yetkili C.Baş Savcılığının takip ettiği işlem ve yöntem, mahkemenize verdiği cevap trajikomik olduğu kadar, görevi savsatmaz insan aklı ile de adeta alay etmektedir.

11 Haziran 2008 tarihinde Savcı Mehmet Ali Pekgüzel?e tanık olarak ifade veren Talip Doğan KARLIBEL ?Ancak ben kesin olarak ibraz etmiş olduğum telefon görüşmelerinin Raci oğlu Muzaffer TEKİN tarafından yapıldığını kesin olarak biliyorum. Çünkü o tarihte Muzaffer TEKİN?in ismi geçtiğinde ?TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİ? aracılığı ile kendisi teyid edilmiştir. Yaklaşık 600 sayfa telefon dinleme tutanakları mevcuttur. O kayıtları da istediğiniz taktirde Federal Savcılıktan talep ederseniz, elde edebilirsiniz? demektedir.

Ben 27 Ocak 2012 tarih 214.celse de mahkemeniz aracılığı ile, henüz iddianame mahkemeye sunulmadan savcılık makamı tarafından Talip Doğan KARLIBEL?in yukarıdaki ifadeleri araştırıldı mı, insan onuru ve hayatı ile ilgili böylesine önemli iddialar araştırılmadan iddianame eklerine nasıl konabilir düşüncem ile bu hususun netlik kazanmasını mahkemenizden talep ettim.

İst. Özel Yetkili C.Baş Savcılığından savcı Cihan KANSIZ imzalı 25.04.2012 tarihli cevabi yazı, kendisinin görev ve yetkisinde olan konunun Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü?ne havale edildiğinin kanıtıdır.

İlgili savcılığın ?Evet? veya ?Hayır? olarak vereceği cevap, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü?nün basından topladığı magazinel haberler, iddianame eklerindeki dosyalardan elde edilen evraklar, hatta adıma faaliyet gösteren siteden elde edilen bilgiler ile mahkemenizin kayıtlarını, mükerrer ve maddi olgu taşımayan evrak çöplüğüne dönüştürmüştür.

18.04.2012 tarihli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü?nün, Şube müdürü Ömer Köse imzalı, İst. C.Baş Savcılığına gönderdiği yazıda, ?Talip Doğan KARLIBEL? in beyanları ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda 2008/968 Esas No?lu iddianamesinin Ek Klasörlerinde yer alan belgelerde ve açık kaynaklarda şahsın ifadeleri dayanak gösterilerek Muzaffer TEKİN?in Alman İstihbaratı adına muhbirlik yaptığıyla ilgili bilgi ve belgeler ile 11.02.2003 ve 19.11.2003 tarihine ait olduğu iddia edilen telefon görüşmelerinin olduğu görülmüş olup başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.? denilmektedir.

Mahkemenizin kendisine sorduğu soruyu, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü?ne havale eden savcı Cihan KANSIZ polis raporlarını aynen mahkemenize iletmiş fakat Talip Doğan KARLIBEL ?in atf-ı cürümlerini ortaya çıkaran resmi yazışmaların tamamını yok saymıştır.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün lehime olan resmi yazışmaları görmezden gelmesinin mantığını anlayabilirim. Lakin Cumhuriyet Savcısının bunu yapmaya hakkı yoktur! Bunu kasıtlı yapmadı ise bu davaya ne kadar yabancı olduğu ortaya çıkar ki bununda taktirini sizlere bırakıyorum!

Şimdi mahkemenize TEM Şube Müdürlüğü?nün ve savcı Cihan KANSIZ?ın ?Başkaca bir yazışma ve evrak bulunmamaktadır? diyerek mahkemenize göndermekten imtina ettiği resmi belgeleri arz ediyorum.

Zaten ilgili makamlar zamanında bu evrakları görebilselerdi(!) daha önce arz ettiğim gibi Talip Doğan KARLIBEL bu mahkeme huzuruna çıkarılmadan ?Sahtecilik? ve ?İftira? suçlarından tutuklanırdı.

TEM Şube Müdürlüğü ile savcı Cihan KANSIZ?ın 13.Ağır Ceza Mahkemesinden gizlediği resmi yazışma evraklar;

1-     Federal Kriminal Dairesi (BKA) İstanbul İrtibat Bürosunun, Ankara KOM Daire Başkanlığı?na 12.09.2007 tarihinde göndermiş olduğu faks mesajı.

2-     İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü?nün İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığına 24.06.2008 tarih, Sayı: B.05.1.EGM.0.09.05.03 11113.16909-164127-111510, Konu: Bilgi Talebi Yazısı

3-     Berlin Büyükelçiliğinin T.C. Adalet Bakanlığı?na göndermiş olduğu, Tarih:08.02.2012 Sayı:164.10/511-91 (ERG) / 2012 / BERL / 964896 yazısı.

 

 

Saygılarımla

28 Mayıs 2012

Celse: 238

Muzaffer TEKİN

Share
  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)
Lütfen yukarıdaki resimde gördüğünüz karakterleri yandaki kutucuğa giriniz. Bu, otomatik kayıt girişimlerini (virüs v.s) engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir.