MUZAFFER TEKİN’DEN GAZETECİ ARSLAN TEKİN’E MEKTUP


Adamlar hem ‘tutuklu’, hem en bariz ‘tetikçi’?!

?Ergenekon? kilit kavram. Eskiden ?irtica? kilit kavramdı.
Bu köşede kaç defa sormuşumdur:
?Allah rızası için biri çıksın şu ?irtica? ne manaya geliyor, kimler mürtecidir, bir açıklasın.?
Şimdi ?irtica? gitti, ?Ergenekon? geldi.
Yine soruyorum:
?Allah rızası için biri çıksın şu ?Ergenekon? ne manaya geliyor, kimler Ergenekoncudur, bir açıklasın.?
Aşağıdaki bir prototip yazı… Kimin kaleminden çıktığı mühim değil; belli kesimler, kendilerini ?hâkim güç? gördükleri için istedikleri gibi kavramları eğip büküyorlar ve ?suç? yelpazesini alabildiğine genişletiyorlar:
?Ergenekon dediğimiz yapı ve amaçları tahminlerin de ötesinde, tıpkı bir ahtapot gibi fikirler üzerinden de tahakkümünü sürdürmek istiyor. Veli Küçük gibi, Muzaffer Tekin gibi en bariz tetikçi ve azmettiricileri deşifre etmek kolay. İşin zor kısmı bundan sonrası. Darbecilerden basın kahramanı yaratmaktan tutun, ülke totaliterleşiyor demeye kadar esen bu Post-Ergenekon süreci çok daha sinsi ve deşifresi zor. Üstelik Batı üzerinde de etkili. O nedenle daha yolun başındayız ve bu sinsiliğe karşı uyanık olmazsak her şey eskiye dönebilir…?
Veli Küçük ve Muzaffer Tekin…. ?En bariz tetikçi ve azmettiriciler?…
Bu iki zat beş yıldır tutuklu… Dikkat: ?Mahkûm? değil ?tutuklu?… Demek ki suç sabitleşmemiş.
Yazıda iki isim verildiği için bunları örnek aldım. (İkisini de tanımam. M. Tekin?le akrabalığım yoktur!) Yüzlerce insan içeride… Suçlarının ne olduğunu bilmeden yatıyorlar.
Eskiden evde toplanıp kitap okuyanlar ?irticacı? diye derdest edilirlerdi. Şimdi, dost meclislerinde ?Ne olacak bu memleketin hâli?? diyenler ?Ergenekoncu?…
Bu işleri takip eden bir hukukçu lütfen bana izah etsin. İsimleri verilerek iki kişi ?en bariz tetikçi ve azmettirici? ilân edilmiş. Bu tür yazıyı okuyanlar, haberleri dinleyenler, yalanlanmadıysa ?doğrudur? mantığıyla, bunlara ?katil? gözüyle bakmazlar mı?!
?Tutuklu? olan; ?katil?, ?azmettirici? gibi sıfatlarla suçlanabilirler mi? Kanunlar cevaz veriyor mu?
Bunlar veya başkaları… Gerçekten suçları varsa çeksinler cezalarını ama adamlar tutuklu be kardeşim! Ortada kesinleşmiş bir şey yok.
Bence bu kişiler hakkında iddia hazırlayan savcılar duruma müdahale etmelidir. Hak, hukuk bunu gerektirmez mi?
Sözlerim, sadece ?Ergenekoncu? denenler için değil; KCK?dan, Balyoz?dan, daha başka ?mücerret? suçlamalardan tutuklananlar için de geçerlidir.
İsimleri ?bâriz? verildiği için, bu iki kişiyi örnek aldım.
(Bâriz: Çok belirgin, aşikâr, açık anlamınadır. Yukarıdaki yazıyı yazanın da kelimeye vâkıf olarak kullandığını düşünmüyorum. Bu sıra moda bir kelime; bir dizi filmden dolayı!)

***

?Ergenekon? diye bir örgütün olmadığını belirtmek için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ?Nerede, gösterin bana gideyim üye olayım? demiş, Başbakan Recep T. Erdoğan şu cevabı vermişti:
?Git Danıştay?ın 2. Dairesi?ne orada gör. Diyarbakır?ın karanlık sokaklarına git, bir gece vakti ensesine kurşun sıkılanların izinde aradığını bulursun. Çorum?a git, Sivas?a git, Kahramanmaraş?a git, Gazi Mahallesi?ne git, kanlı 1 Mayıs?ın yaşandığı Taksim?e git oralarda aradığının izlerini bulursun. Orada zaten onların üye kayıt büroları var. Hemen orada seni kaydederler. Hiç birini yapamıyorsan Dersim?e git. Benim oradaki kardeşlerime sor, akrabalarına sor onlar sana anlatırlar. Eski genel başkan avukattı, yeni genel başkan işi üyeliğe kadar götürdü. Anamuhalefet partisinin genel başkanının bir örgüte üye olma arzusu karşısında vatana, millete hayırlı olsun diyemiyorum. Çetelere, mafyaya, karanlık süç örgütlerine hayırlı olsun diyorum.? (A.A., 16 Şubat 2011)
Başbakan ?Ergenekon? u tarif mi etti, yoksa o da ?Ergenekon yoktur? demek mi istedi kestiremedim!
Eskilerden ?irtica? tarif edilirken çok geniş bir daire çizilir, içine ne atarsan giderdi.
?Ergenekon? tarif edilirken de geniş bir daire çiziliyor, içine, işine gelmeyen her şeyi atabiliyorsun. ?İrtica? ithamıyla, ?Ergenekon? ithamı arasında en ?bâriz? fark, ?irtica? ithamcıları adamları hapse atıp senelerce tutmazlardı…
Ya neo-ithamcılar?
Allah korusun!

10 Şubat 2012 / Arslan Tekin / Yeniçağ

 

?Ergenekon?dan tutuklu Muzaffer Tekin?in mektubu

Muzaffer Tekin, ?Ergenekon? davasından beş yıldır tutuklu.   Hüküm giymediği için ?masum? kabul edeceğiz.
Mesele ?Ergenekon? olunca bir ?cephe? yaylım ateşi açıyor. Sevmediğiniz, suçlu olduğuna inandığınız insanlar için savcının eline delil olabilecek ne bulursanız verin, hepimiz verelim ama mesnetsiz ateş etmeyin! Benim başından beri söylediğim budur. (Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan bile buna isyan etmiştir!)
En ağır olanı ?Ergenekon? davasından yatanların kişilikleri üzerinde bile çok ağır sözler söylenmesi… Bu satırların yazarı, bütün deliller ?câni? olduğunu gösterdiği hâlde Abdullah Öcalan?a ?câni? dahi dememiştir. Tabiî, ?birisi? gibi, ?kelle alan? deyip şehitlerimizin kemiklerini de sızlatmadım!
(Elimde Şemdin Sakık?ın Togan Yayınları?ndan çıkan ?İmralı?da Bir Tiran Abdullah Öcalan? adlı kitabı var; okuyup bitirdim. A. Öcalan?ın ayağının türabı Sırrı Sakık?ın anne ayrı, aynı yaştaki kardeşi Şemdin, A. Öcalan?a câniliğin ötesinde sıfatlar veriyor! Kitap üzerinde sonra duracağım ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan?ın ?Öcalan çözümlemeleri?yle kıyaslayacağım!)
Mahkeme, ?Ergenekon?dan tutulanların cezasını vermediği hâlde, adamların adını yeryüzünden sildiler neredeyse!

***

Muzaffer Tekin, mektubunu 10 Şubat 2012 günü çıkan (yukarıda ki) yazım üzerine gönderdiğini belirtiyor. Ne demiştim o yazıda:
?Bu köşede kaç defa sormuşumdur:
?Allah rızası için biri çıksın şu ?irtica?ne manaya geliyor, kimler mürtecidir, bir açıklasın.?
Şimdi ?irtica? gitti, ?Ergenekon? geldi.
Yine soruyorum:
?Allah rızası için biri çıksın şu ?Ergenekon? ne manaya geliyor, kimler Ergenekoncudur, bir açıklasın.?
Aşağıdaki bir prototip yazı… Kimin kaleminden çıktığı mühim değil; belli kesimler, kendilerini ?hâkim güç? gördükleri için istedikleri gibi kavramları eğip büküyorlar ve ?suç? yelpazesini alabildiğine genişletiyorlar:
?Ergenekon dediğimiz yapı ve amaçları tahminlerin de ötesinde, tıpkı bir ahtapot gibi fikirler üzerinden de tahakkümünü sürdürmek istiyor. Veli Küçük gibi, Muzaffer Tekin gibi en bariz tetikçi ve azmettiricileri deşifre etmek kolay. İşin zor kısmı bundan sonrası. Darbecilerden basın kahramanı yaratmaktan tutun, ülke totaliterleşiyor demeye kadar esen bu Post-Ergenekon süreci çok daha sinsi ve deşifresi zor. Üstelik Batı üzerinde de etkili. O nedenle daha yolun başındayız ve bu sinsiliğe karşı uyanık olmazsak her şey eskiye dönebilir…

***

Burada Muzaffer Tekin?e cevap hakkı doğmuştur. Mektup uzun, ana noktaları vereceğim. Ekte belgeler de göndermiş. Ancak onlar savcıların ve avukatların işi. Biz okur, bir fikir ediniriz.
M. Tekin diyor ki:
?Özellikle adına Ergenekon denilen soruşturma ve kovuşturma sürecinde, sadece düşman operasyonlarını desteklemek için faaliyete geçen görsel ve yazılı medyalar göz önüne alındığında, görevleri, ellerindeki kirli kalemleri ile insan onurlarını çalmak ve peşinen suçlu ilan etmek olan, gazeteci kılığındaki gladyonun ajan provokatörlerinin mantar gibi çoğaldıkları bir ortamda, azınlıkta kalan, sizler gibi, gerçekten gazetecilik görevi ifa edenlerin varlığını görmek, bu zor günlerimizin en büyük tesellisi
oluyor.
Sayın Tekin, ilk günden itibaren, Ergenekon adı verilen bir örgütün varlığına katiyen inanmıyorum. Böyle bir örgütün varlığında, hem kendime olan inancımı kaybeder, hem de kendimi inkâr etmiş olurum..
Soruşturma ve kovuşturma döneminde ?ERGENEKON? ismi bilinçli olarak seçilmiş, Türk?ün şanlı destanının adı psikolojik savaş aracı olarak kullanılmakla da, tertibin nihai amacının TÜRK DEVLETİNİ hedef aldığının işareti de verilmiştir. (…) Sizin ismini vermeden eleştirdiğiniz, gazeteci kılığındaki kişi, gerçekte, gladyonun medya yapılanmasındaki görevlisidir. Masum insanları itibarsızlaştırma ve yargısız infaz vazifesini yerine getirmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti?nde, namuslu hiçbir insan, Muzaffer Tekin?e ?TETİKÇİ?, AZMETTİRİCİ?, ?TERÖRİST? yaftası yapıştıramaz. Bunları telaffuz edenler, Yunan ordusunu Halife ordusu diye karşılayıp evlerinde gönüllü misafir edenlerin torunlarıdır.
Düşman operasyonunun unsuru olduklarını, WikiLeaks belgelerindeki şu ifadeden anlamak mümkün; ?Türkiye?de ULUSAL DALGANIN yükseldiği ve milliyetçi kesimlerin içinde bulunduğu hareketin kilit ismi VELİ KÜÇÜK olduğu bilgisi.?
Yukarıdaki ifadeler, yıllardır özgürlüğümüzün neden gasp edildiğini ve ahlâkî, hukukî olmayan saldırılara [neden] maruz kaldığımızı açıklamaya yeter. Oslo protokolü ise bizlerin masumiyeti ile haklılığımızın tescilidir. (…)
Hassasiyetinizden dolayı şükranlarımı ve
saygılarımı sunuyorum.?

Muzaffer TEKİN / Silivri Cezaevi

28 Şubat 2012 / Arslan Tekin / Yeniçağ

 

Share
  1. Henüz hiç yorum yok.
(yayınlanmayacak)
Lütfen yukarıdaki resimde gördüğünüz karakterleri yandaki kutucuğa giriniz. Bu, otomatik kayıt girişimlerini (virüs v.s) engellemek için alınmış bir güvenlik önlemidir.